kumru kuşunun hikayesi...

 

 katil ruhların henüz istila etmediği;

devasa ormanın sessiz minik kanatlı bir sakiniydi.

yaşlıca bir ağacın koynunda öylesine yaşardı

cesur kanat çırpınışlarında korkakça bir yüreği taşıyan,

gagasında suskunluk biriktiren bir 'kumru' kuşuydu.

yaşam onu kuru yaprak gibi sürüklerdi yalnızlığa...

 

bir gün

uzaklardan gelen bir melodi yankılanıyordu kulaklarında

devasa ormanın en güzel sesinden bir şarkıydı duyduğu

böylece başladı minik kanatların büyük platonik aşkı

 

günler geceler geçiyordu,

bütün orman konuşur olmuştu minik kanatlının büyük platonik aşkını

güneş çekilip dolunay göründüğünde

pusu kurardı 'kumru'cuğunun yuvasının yakınarındaki küçük ağaç dalına

bütün ürkekliği üzerinde seyrederdi minik kanatlısını

. umutsuzluktan ağlayan minik yüreğiyle...

 

devasa ormanın sakinlerinin üzgün ve acıyan bakışları

hançer yarası gibi acıtıyordu küçük bedenini

ormanın diğer sakinleri telaşlı;

'güneşin bir daha doğacağının garantisi yok itiraf et yarın geç olmadan aşkını'

 

günler geceler geçiyor, mevsimler değişiyor

küçük kanatları bu aşkı taşımaktan yorulmuş

gagasındanda biriktirdiği suskunluklar yüreğini kanatmaya devam ediyor...

 

bir gün ; katil ruhlar kuşattı  devasa ormanı  av heyecanıyla

bir acı ses ürküttü bütün ormanı;

sersem bir kurşunun ormana yaşattığı derin bir hüzün...

 minik kalbini inleten derin bir sızıydı kumru kuşunun duyduğu

vurulmuş öylece yerde yatıyordu suskunca sevdiği  'kumrucuğu'...

 

aşkını cesurca yaşayıp korkakça susardı kumru kuşu

sevdiğinin cansız minik bedeni toprağa düşmüş öylece yatarken

sevdiğinin başucunda aç susuz ölümü bekliyordu kumru kuşu...

 

ve bir acı ses yankılandı devasa ormanda

 kumrucuğuna   ölümsüzlükte kavuşcak olan kumru kuşunun cesurca ilk ve son haykırşıydı bu

geç kalınmışlığın dayanılmaz iç sızıntısıyla

 yankılandı devasa ormanda kumru kuşunun  sesi :

 '''SENİ SEVİYORUM, SENİ SEVİYORUM ''

 

 

 

                                                                itiraf edilmemiş bir aşkın hikayesiydi bu korkakça yazdığım...

                                                              geç kalmanın verdiği müthiş acıyla yaşadığım sürece

                                                             her gün, her saniye tekrar tekrar ölüyordun içimde.....

 

                                                                                                                                    

 

 

                                                                                  selami şahin

                                                                                   mart 2011 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !